Kayseri’de Tespih Sanatının Emektarı: Bekir Şahin’in 30 Yıllık Hikayesi

Kayseri’de uzun yıllardır el emeği göz nuru tespihlerin dünyasına adanmış bir isim var: Bekir Şahin. 30 yıldır baba mesleğini sürdüren Şahin, 8 metrekarelik dükkanında tespih tamirinden bakımına, hatta…

Google News Google News Flipboard Flipboard Sesli oku Yazıyı beğen Favorilere Ekle 0 Yorumlar
Daha fazla

Kayseri’de uzun yıllardır el emeği göz nuru tespihlerin dünyasına adanmış bir isim var: Bekir Şahin. 30 yıldır baba mesleğini sürdüren Şahin, 8 metrekarelik dükkanında tespih tamirinden bakımına, hatta dini kitap satışına kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyor. Bu kadim zanaatın inceliklerini ve tespihlerin gizemli hikayelerini Kayseri’den tüm Türkiye’ye ulaştırıyor.

Baba Mesleğine Adanmış Otuz Yıl

Lise eğitimini tamamlamasının ardından babasının yanında tespih tamirciliğine başlayan Bekir Şahin, bu mesleğe 30 yıldır tutkuyla bağlı. Kayseri’deki küçük ama işlevsel 8 metrekarelik dükkanında, tespihlere ikinci bir hayat veriyor. Şahin, “30 yıldır tespih tamirciliği yapıyorum. Liseyi bitirdikten sonra babamın yanına geldim ve bu dükkanda işe başladım,” sözleriyle mesleki serüvenini özetliyor. Dükkanında sadece tamir değil, aynı zamanda tespih bakımlarını, çekimlerini ve iplik ayarlarını da titizlikle gerçekleştiriyor. Bu özel zanaatın yanı sıra, dini kitap satışlarıyla da müşterilerine farklı bir hizmet sunuyor.

Kaliteli Tespihin Sırları ve Bakımı

Peki, bir tespihin kalitesi nasıl anlaşılır? Bekir Şahin bu sorunun cevabını, yılların deneyimiyle açıklıyor. Kaliteli bir tespihin elde çekildiğinde müthiş bir kayganlık hissi verdiğini ve elden kayıp düşmek yerine ele yapıştığını belirtiyor. Plastik tespihlerin bu eşsiz hissi vermediğini vurgulayan Şahin, doğal malzemelerden yapılan tespihlerin farkını ortaya koyuyor. Örneğin, kehribar tespihler çekildiğinde hoş kokular yayarken, kuka tespihler elde kullanıldıkça harika bir şekilde renk değiştirme özelliğine sahip. Bu özellikler, tespih severler için büyük önem taşıyor ve tespihin değerini artırıyor.

Kehribar ve Kuka: Doğanın Gizemli Hediyeleri

Şahin, dükkanında yer alan çeşitli tespih malzemelerinin kökenleri ve özelliklerine de değiniyor. Kehribarın, 3. jeolojik zamandan kalma çamgillerden gelen ağaçların toprak altında sıkışmasıyla oluşan bir madde olduğunu açıklıyor. Yerden oltu taşı gibi çıkan, taşa benzeyen ancak taş olmayan sert bir yapıya sahip. Tarihsel olarak da büyük önemi olan kehribar tespihlerin, padişahların huzuruna çıkan büyükelçilere ve ziyaretçilere verilerek, ellerindeki zararlı hastalıkları veya zehirleri emmesi amacıyla kullanıldığına dair ilginç bilgiler paylaşıyor. Kuka tespihler ise, Hindistan ve Mısır gibi bölgelerde yetişen bir ağacın çekirdeğinden yapılıyor ve Türkiye’de doğal olarak yetişmiyor. Eski Osmanlı tabiplerinin, eldeki mikropları öldürmek için kuka tespihi çektikleri de bilinen bir gerçek.

Bekir Şahin’in Tercihi: Kuka’nın Doğallığı

Farklı tespih türleri arasında kendi kişisel tercihini de dile getiren Bekir Şahin, kuka tespihleri favorisi olarak gösteriyor. “Ben kukayı tercih ederim,” diyen Şahin, bunun nedenlerini de sıralıyor: “Kuka doğaldır, güzeldir, çekimi kolaydır, insana rahatlık verir.” Bu sözler, onun sadece bir zanaatkar değil, aynı zamanda kullandığı malzemelerle derin bir bağ kurmuş bir usta olduğunu gösteriyor. Tespihlerin sadece bir aksesuar olmanın ötesinde, doğal güzellikleri ve hissettirdikleriyle insan hayatına kattığı değeri vurguluyor.

Kayseri’deki küçük dükkanında 30 yıldır tespihlerin gizemli dünyasına ışık tutan Bekir Şahin, bu kadim sanatı yaşatmaya devam ediyor. Onun ellerinde hayat bulan tespihler, sadece birer obje değil, aynı zamanda geçmişten günümüze uzanan kültürel mirasın ve doğal güzelliklerin birer temsilcisi olarak varlıklarını sürdürüyor.

Bu yazıya tepkin ne?

Yazar Hakkında

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

0/30 karakter