Yozgat, sahip olduğu zengin tarım ve hayvancılık potansiyeline rağmen, bu ürünleri işleyip markalaştırma konusunda yaşadığı eksikliklerle gündeme geldi. Yozgat Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Faruk Anteplioğlu, kentin bu alandaki mevcut durumunu ve geleceğe yönelik beklentilerini Yozgat Fm’deki canlı yayında dile getirdi. Anteplioğlu, özellikle komşu iller olan Kayseri ve Çorum üzerinden yaptığı değerlendirmelerde, Yozgat’ın üretici rolünü üstlenirken, katma değerin başka şehirlerde yaratıldığına dikkat çekti.
Yozgat’ın Üretim Gücü ve İşleme Eksikliği
Başkan Anteplioğlu’nun açıklamalarına göre, Yozgat ili tarım ve hayvancılık alanında önemli bir kapasiteye sahip. Kentte yaklaşık 250 bine yakın dişi erkek büyükbaş hayvan bulunuyor. Ancak Anteplioğlu, bu kadar büyük bir hayvan varlığına rağmen Yozgat’ın kendi sucuk veya pastırma markasına sahip olmamasını eleştirdi. “Bir tane sucuk markamız yok bizim. Bir tane pastırmamız yok. Bunu işleyen, yapan, üreten, parçalayan bir tesisimiz yok. Bir kombinemiz yok. Yani bu üzücü bir şey” ifadeleriyle durumun vahametini ortaya koydu.
Benzer bir durum süt ürünleri için de geçerli. Yozgat’ta 100.000’e yakın inek mevcutken, bu sütleri işleyip peynir yapacak veya markalaştıracak tesislerin eksikliği vurgulandı. Anteplioğlu, Yozgat’ın güçlü olduğu bu alanlarda katma değer yaratacak yatırımların yapılmamasının büyük bir eksiklik olduğunu belirtti.
Nohut Üretiminde Paradoks: Çorum’dan Gelen Leblebi
Tarımsal faaliyetlerdeki benzer paradoks, nohut üretimi örneğiyle de gözler önüne serildi. Yozgat, nohut üretiminde Türkiye genelinde 2. sırada yer almasına rağmen, kendi ürettiği nohutları işleyip markalaştırmakta yetersiz kalıyor. Faruk Anteplioğlu, Çorum’da nohut üretiminin çok düşük seviyelerde olduğunu ancak Yozgat’ın nohutlarının Çorum’a giderek orada leblebiye dönüştürüldüğünü ve ardından Yozgat’a misliyle geri satıldığını ifade etti. Bu durum, Yozgat’ın hammaddede lider olmasına rağmen, işleme ve pazarlama gücünden yoksunluğunu açıkça gösterdi.
Kayseri Bağlantısı: Et Bizim, Marka Onların
Faruk Anteplioğlu’nun açıklamalarında en çok dikkat çeken noktalardan biri, Kayseri ile kurulan bağlantı oldu. Anteplioğlu, Kayseri’deki meşhur sucukların yapımında kullanılan etlerin büyük oranda Yozgat’tan gittiğini savundu. “Kayseri’deki sucukların, şimdi onların hepsi bizim buradan giden hayvanların. Onlar bizim yani, ama marka değeri yapıp onu ticari boyuta taşıyan oradaki işletmeler” sözleriyle, Yozgat’ın hammadde tedarikçisi konumunda kalmasına karşın, nihai ürünün markalaşma ve ticari kazancının Kayseri’deki işletmelerde kaldığına işaret etti. Bu çıkış, “Yozgat üretiyor, Çorum ve Kayseri satıyor” şeklindeki genel sitemin temelini oluşturdu.
Göçü Durdurma ve Markalaşma Çağrısı
Başkan Anteplioğlu, tarım ve hayvancılık sektörünün Yozgat için tek ve en güçlü tarafı olduğunu vurguladı. Ancak bu sektörlerin geliştirilmemesi, işleme tesislerinin kurulmaması ve markalaşma adımlarının atılmaması durumunda büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalınacağı uyarısında bulundu. Mevcut durumda belli oranda göç veren Yozgat’ın, bu durumu tersine çevirmek için tesisleşmeye ve iş imkanları yaratmaya ihtiyacı olduğu belirtildi. Anteplioğlu, kurulacak tesislerle birlikte insanların memleketlerini terk etmek zorunda kalmayacaklarını ve Yozgat’ın da marka değeri taşıyan ürünlere sahip olabileceğini umduğunu dile getirdi. Bu vizyonla, Yozgat’ın kendi ürettiği ürünlerle gurur duyacağı bir geleceğe ulaşması hedefleniyor.
Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.