Anadolu medeniyetlerinin önemli bir parçası olan hamamlar, yüzyıllar boyunca sadece temizlik mekânı olmanın ötesinde, sosyal ve kültürel yaşamın merkezi haline gelmiştir. Bu köklü geleneğin en belirgin izlerinden birini taşıyan şehirlerden biri de Kayseri‘dir. Kentin tarihî dokusuna işlenmiş pek çok hamam, Roma döneminden Osmanlı’ya uzanan geniş bir yelpazede, farklı işlevlerle veya kalıntılarıyla varlığını sürdürmektedir. Kayseri’nin mimari mirasında önemli bir yer tutan bu yapılar, şehrin kültürel kimliğini şekillendirmiştir.
Kayseri’nin Köklü Hamam Mirası: Selçuklu Dönemi Yapıları
Kayseri’nin en eski hamam izleri, Battal Camii yakınlarında bulunan Battalaltı Roma Hamamı kalıntılarıyla gün yüzüne çıkmaktadır. Bu kalıntılar, kentin antik dönemlerden itibaren temizlik kültürüne verdiği önemi gözler önüne serer. Türklerin Kayseri’de inşa ettiği ilk hamam unvanını taşıyan Birlik Hamamı veya diğer adıyla Hoca Hasan Hamamı, 1193 yılında Selçuklu veziri Hoca Hasan tarafından Düvenönü semtinde yaptırılmıştır. Mardin’deki Mristan Hamamı ile birlikte Anadolu’nun en eski iki Türk hamamından biri olarak kabul edilen bu yapı, uzun yıllar işlik olarak kullanılmıştır.
12. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilen Selahattin Hamamı, halk arasında Lala Muslihiddin Hamamı olarak da bilinir. Kayseri Lisesi’nin doğusunda yer alan bu çifte hamam, günümüzde dahi aktif olarak hizmet vermeye devam etmektedir. 13. yüzyıl başında yükselen Sultan Hamamı‘nın, ismini Selçuklu Sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev’den aldığı düşünülmektedir. Kağnı Pazarı semtindeki bu çifte hamam, bir dönem mülkiyetinin şahıslara geçmesiyle harap duruma düşse de, yapılan kapsamlı restorasyon çalışmaları sayesinde kurtarılmış ve günümüzde lokanta olarak işlev görmektedir.
1230’lu yıllarda I. Alaeddin Keykubad’ın eşi Mahperi Hunat Hatun tarafından yaptırılan Hunat Hamamı, kent merkezindeki Hunat Külliyesi’nin ayrılmaz bir parçasıdır. Özel mülkiyet altında olmasına rağmen, bu tarihî hamam bugün de faal olarak hizmet sunan önemli yapılar arasındadır. Danişmendliler dönemine ait bir külliyeye sonradan eklenen Gülük Hamamı, 1335 yılındaki büyük depremde harap olan yapıların ardından Gülük Şemseddin tarafından inşa edilmiştir. Düvenönü meydanına yakın konumuyla dikkat çeken hamamda, yakın zamanda restorasyon çalışmaları başlatılmıştır.
Mimar Sinan’ın Kayseri’deki İmzası: Üç Tarihi Hamam
Osmanlı İmparatorluğu’nun dehası Mimar Sinan, doğduğu topraklara, Kayseri’ye üç önemli hamam eseri bırakmıştır. Bu yapılar, Mimar Sinan’ın mimari ustalığını ve dönemin hamam kültürünü yansıtan nadide örneklerdendir. Mimar Sinan’ın Kayseri’deki ilk eseri olan Meydan Hamamı, aynı zamanda Hüseyin Bey veya Çömlek Hamamı olarak da anılır. 1547 tarihli vakfiyeye göre, Kanunî dönemi Aksaray Mirlivası Hüseyin Bey tarafından yaptırılmıştır. Ancak, İstasyon Caddesi’nin yapım ve genişletme çalışmaları sırasında maalesef tamamen ortadan kaldırılmıştır.
Mimar Sinan’ın Kayseri’deki ikinci hamamı olan Gürcü Hamamı, Kanunî dönemi vezirlerinden Gürcü Osman Paşa’nın eseriydi. İnönü Bulvarı üzerindeki eski konumundan 1960’lı yıllarda yol genişletme gerekçesiyle yıkılmış olsa da, adını bulunduğu mahalleye vermeyi başarmıştır. Mimar Sinan’ın Kayseri’deki üçüncü ve son hamamı, Paşa Hamamı veya bilinen diğer adıyla Mimar Sinan Hamamı‘dır. Kurşunlu Camii külliyesine dahil olan bu iki kubbeli şaheser, II. Selim devri Konya Valisi Doğancı Hacı Ahmet Paşa tarafından 1573 yılında inşa ettirilmiştir. Ne yazık ki, 1930’lu yıllarda yol genişletme çalışmaları nedeniyle yıkılarak tarihe karışmıştır.
Dünden Bugüne Değişen Fonksiyonlar ve Devam Eden Miras
1542 yılında Cami-i Kebir yanında, Kadı Bedreddin Mahmud tarafından çifte hamam olarak inşa edilen Kadı Hamamı, günümüzde mülkiyeti vakıf evlatlarında bulunmasına rağmen aktif olarak hizmet vermeyi sürdürmektedir. Kendi adını taşıyan mahallede konumlanan Cafer Bey Hamamı, 1929 yılında özel şahıslara satılmıştır. Günümüzde hamam işlevini yitirmiş olup, bina başka bir hizmet amacıyla kullanılmaktadır.
Kayseri’nin köklü ailelerinden Deveciler tarafından Lale Mahallesi’nde yaptırılan Deveci Hamamı, gelir yetersizliği ve onarım ihtiyacı nedeniyle Vakıflar İdaresine devredilmiştir. Harap durumdaki yapı, restore edilerek günümüzde bir aşevi olarak topluma hizmet vermektedir. Setenönü Tavukçu Mahallesi’nde yer alan ve geçmişte Yeni Hamam olarak da bilinen Setenönü Hamamı, 1785 yılındaki kayıtlara dayanmaktadır. Uzun yıllar bakımsız kaldıktan sonra, Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen tarihi Kayseri Mahallesi projesi kapsamında restore edilerek yeniden hayat bulmuştur.
Kayseri’nin tarihî hamamları, kentin sosyal ve kültürel dokusunun önemli birer parçası olmaya devam etmektedir. Bazıları yıkılmış, bazıları farklı işlevler kazanmış veya restore edilerek günümüze ulaşmış olsa da, her biri Kayseri’nin zengin geçmişinden bugüne taşıdığı değerli birer mirastır.
Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.