Kayseri Şehir Hastanesi yakınlarındaki boş bir arazide meydana gelen ve akrabalar arasında yaşanan silahlı olayın duruşmasında önemli gelişmeler yaşandı. Eski damadı M.A.’nın aracına yönelik silahlı saldırı iddiasıyla “öldürmeye teşebbüs” suçundan yargılanan sanıklar M.Ç., M.Ç., B.Ç., H.Ç. ve B.Ç. hakkında mahkeme, tanık ifadeleri ve bilirkişi raporları ışığında yeni kararlar aldı. Dava sürecindeki bu gelişmeler, olayın farklı boyutlarını ortaya koydu.
Olayın Detayları ve Sanıkların Savunması
Olay, Kayseri Şehir Hastanesi‘ne yakın bir bölgedeki boş arazide gerçekleşti. İddiaya göre, sanık M.Ç., eski damadı M.A.‘nın arabasına silahla ateş etti. Yargılama sürecinde sanık M.Ç. ve diğer sanıklar M.Ç., B.Ç. ve avukatları, olayın bir “öldürme kastı” taşımadığını savundu. Savunmada, müşteki M.A.’yı sadece “husumet ve tahrik” sebebiyle korkutmak istedikleri ifade edildi. Sanık M.Ç.’nin, M.A.’nın araçtan indikten sonra boş araca ateş ettiğini ve mağdura doğrudan silah sıkmadığını iddia etmesi, davanın seyrini etkileyen önemli bir nokta oldu.
Çelişkili İfadeler ve Bilirkişi Raporları
Duruşmada, müşteki M.A.’nın ifadeleri ile bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğu öne sürüldü. Özellikle ateş edilen mermi sayısı konusunda farklı beyanlar dikkat çekti. Bilirkişi raporunda 8-10 el ateş edildiği belirtilirken, sanık ve tanıklar 5 el ateş edildiğini ifade etti. Bu çelişki üzerine mahkeme, olayla ilgili tekrar bilirkişi raporu talep etti. Sanık avukatları ise, farklı ateş etme sayılarının, davacı M.A.’nın kendisinin de silah sıkmış olabileceği ihtimalini düşündürdüğünü belirtti ve bu durumun değerlendirilmesini istedi.
Tanıkların Beyanları ve Eski Husumetler
Davanın kilit tanıklarından biri olan M.A.’nın eski eşi H.Ç., olayın öncesindeki husumetleri detaylandırdı. H.Ç., eski eşi M.A.’nın sürekli ruhsatsız silah taşıdığını, boşanma evresinde kendisini ve ailesini tehdit ettiğini, ailesinin evinde kaldığı süreçte iki defa evinin silahla basıldığını ve evliliği boyunca şiddet gördüğünü iddia etti. H.Ç., “mağdurdum, azmettirici ilan edildim” sözleriyle yaşadıklarını dile getirdi. M.A.’nın vekili ise H.Ç.’nin ifadelerinin, tanıklık yapmak için uzun süre beklemesi sebebiyle “objektif olmadığını” savundu ve olayın tasarlanmış bir suç olduğunu iddia etti. Ayrıca, olay anında yakın yerde bulunan ve davadaki kişileri tanımadığını belirten görgü tanığı Y.M., sanık M.Ç.’nin boş arabayı kurşunladığını ve davacıyı kovalamadığını söyleyerek, olay gününden çektiği bir fotoğrafı delil olarak mahkemeye sundu.
Mahkeme Sürecindeki Yeni Kararlar
Yargılama sonucunda, tutuklu yargılanan sanıklar M.Ç., M.Ç. ve B.Ç. için tahliye talepleri değerlendirildi. Olay anında olay yerinde olmadığı HTS kayıtlarıyla tespit edilen tutuklu sanık B.Ç.‘nin tahliyesi savcı tarafından da talep edildi. Evrak eksiklikleri nedeniyle savcı mütalaasına başvurulmazken, mahkeme üç sanığın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Ayrıca, daha önce adli kontrolle serbest bırakılan ancak bir ay tutuklu kalan sanık H.Ç., davacı M.A.’dan “iftira attığı ve maddi/manevi zarar gördüğü” gerekçesiyle şikayetçi oldu. Mahkeme, tanık H.Ç. ve davacı M.A.’nın eski dosyalarının da mevcut dava ile birleştirilmesine hükmetti. Bu birleştirme kararı, davanın kapsamını genişleterek olayın tüm boyutlarının ele alınmasını sağlayacak.
Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.