Kayseri’nin Unutulmaz Ozanı Aşık Meydanî’nin Mirası

Kayseri, 22 Kasım 2020 tarihinde büyük bir değerini, halk ozanı Aşık Meydanî’yi kaybetti. Gerçek adıyla İdris Eroğlu olan usta ozan, ardında zengin bir edebi miras ve yaşattığı köklü…

Google News Google News Flipboard Flipboard Sesli oku Yazıyı beğen Favorilere Ekle 0 Yorumlar
Daha fazla

Kayseri, 22 Kasım 2020 tarihinde büyük bir değerini, halk ozanı Aşık Meydanî’yi kaybetti. Gerçek adıyla İdris Eroğlu olan usta ozan, ardında zengin bir edebi miras ve yaşattığı köklü aşık geleneği bıraktı. Kayseri’nin Akkışla ilçesine bağlı Tuzhisar köyünde doğan Meydanî, ömrünü sazıyla sözüyle Anadolu’nun kadim kültürüne adadı. Onun hayatı, bir yandan zorlu mücadelelerle geçerken, diğer yandan sazının teliyle gönüllere dokunan, deyişleriyle topluma ışık tutan bir sanatçının hikayesini anlatır. Aşık Meydanî, Türk halk edebiyatına kazandırdığı eserlerin yanı sıra, Kayseri’deki aşıklık geleneğinin sürdürülmesinde de kilit rol oynadı.

Akkışla’dan Yükselen Bir Ses: Gençlik Yılları ve Eğitimi

3 Mart 1942 tarihinde Kayseri’nin Akkışla ilçesinin Tuzhisar köyünde dünyaya gelen İdris Eroğlu, sonradan alacağı mahlasıyla Aşık Meydanî, hayat yolculuğuna mütevazı koşullarda başladı. Okuma yazmayı kendi imkanlarıyla öğrenen Meydanî, dışarıdan sınavlara girerek ilkokul diplomasını almayı başardı. Geleneksel eğitimin bir parçası olarak üç yıl süren Kur’an kursu eğitiminin ardından, iki yıl boyunca kendi köyünde imamlık görevini üstlendi. İmamlık görevinden ayrıldıktan sonra çobanlık yaparak geçimini sağlamaya çalışan Aşık Meydanî, bu süreçte dahi sanatsal kimliğinin temellerini atmaktaydı. 1961 yılında Güllü Hanım ile hayatını birleştiren ozan, genç yaşta ailesine karşı sorumluluklarını üstlendi.

İstanbul ve Ankara Durağı: Sanat Yolculuğunun İlk Adımları

1966 yılında İstanbul’a göç eden Aşık Meydanî, burada bir kahvehanede garson olarak çalışarak hayatını sürdürdü. Bu dönemde edebi kimliğinde önemli bir dönüşüm yaşandı; ilk şiirlerinde “Eroğlu” mahlasını kullanırken, 19 yaşında gördüğü bir rüya üzerine “Meydanî” mahlasını benimseyerek sanat dünyasındaki yerini sağlamlaştırdı. Saz çalma yeteneğini geliştirmek amacıyla, Erol Dişbudak adlı saz ustasından yaklaşık üç ay boyunca dersler aldı. 1967’de Ankara’ya yerleşen Meydanî, bir fabrikada işçi olarak çalışmaya başladı. Bu yıllar, onun sanat hayatı için de verimli geçti; ara ara TRT Ankara Radyosu’nun “Yurttan Sesler” programına mahalli sanatçı olarak katılarak kendi deyişlerini seslendirme fırsatı buldu.

Aşık Veysel’in Manevi Mirasçısı ve Kayseri’ye Dönüşü

Aşık Meydanî’nin hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri, yaklaşık üç ay süresince Aşık Veysel Şatıroğlu ile çevre köyleri gezmesi oldu. Bu deneyim, Meydanî’nin Aşık Veysel’i manevi ustası olarak kabul etmesine yol açtı ve onun sanatına derin bir etki bıraktı. 1970 yılında memleketi Kayseri’ye geri dönen ozan, on yıl kadar yine fabrika işçisi olarak çalışmaya devam etti. Ancak sanatsal ve kültürel misyonu onu bekliyordu. Talaslı Cemil Baba aracılığıyla Kalpaklıoğlu Hacı Mehmet’ten din ve tasavvuf dersleri alarak ruhsal derinliğini artıran Meydanî, böylece sadece bir ozan değil, aynı zamanda bir düşünür ve rehber kimliği kazandı.

Kayseri’de Aşıklık Geleneğinin Yaşatılmasına Adanmış Bir Ömür

Aşık Meydanî, Kayseri’deki aşıklık geleneğinin yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda öncü bir rol üstlendi. 1981 yılında “Aşıklar Çay Ocağı”nı kurarak aşıkların buluşma noktası olmasını sağladı. İki yıl sonra, 1983’te, Kayseri Kalesi’nin devamı niteliğindeki Yoğunburç’ta, T.C. Kültür Bakanlığı Halk Aşıkları Toplantı ve Gösteri Yeri’ni faaliyete geçirerek geleneğin kurumsal bir çatı altında toplanmasına büyük katkı sağladı. Kayserili Kul Mustafa, Sefaî, Devaî, Mensubî gibi birçok aşıka Hasretî ile birlikte aşıklık geleneği hakkında uygulamalı bilgiler vererek ustalık yaptı. Ayrıca, “Geleneksel Kayseri Aşıklar Bayramı” ve “Geleneksel Ramazan Geceleri Aşıklar Şöleni” gibi önemli etkinlikleri düzenleyerek Türkiye’nin dört bir yanından ünlü aşıkları Kayseri’ye davet etti. Sazı eşliğinde doğaçlama şiirler söyleme yeteneği ve diğer aşıklarla deyişmeler yapmasıyla tanınan Meydanî, sahnedeki ustalığıyla da gönüllerde taht kurdu.

Bir Ozanın Vedası ve Kalıcı Mirası

Yaşamının son dönemlerinde kanser tedavisi gören Aşık Meydanî, 22 Kasım 2020 tarihinde Kayseri’de hayata veda etti. Türk halk edebiyatına ve aşıklık geleneğine büyük hizmetler sunmuş olan usta ozan, Kayseri İldem Mezarlığı’na defnedildi. Aşık Meydanî, sadece deyişleriyle değil, aynı zamanda aşıklık geleneğini yaşatma ve gelecek nesillere aktarma konusundaki azim ve çabalarıyla da hatırlanacak. Onun mirası, Kayseri’nin zengin kültürel dokusunda ve Türk halkının gönlünde yaşamaya devam edecektir. Meydanî’nin hayatı, bir ozanın sadece saz çalıp şiir söyleyen değil, aynı zamanda bir geleneğin koruyucusu ve taşıyıcısı olabileceğinin en güzel örneklerinden biridir.

Bu yazıya tepkin ne?

Yazar Hakkında

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

0/30 karakter