Kayseri, Avrupa Birliği destekli önemli bir uluslararası iş birliği projesine ev sahipliği yaptı. KOBİ’lerin küresel pazarda rekabet gücünü artırmayı, dijital yetkinliklerini geliştirmeyi ve sürdürülebilir iş bağlantıları kurmayı hedefleyen DigiConnect Projesi‘nin açılışı, Kayseri Ticaret Odası (KTO) Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Türkiye ile Belçika ve Çekya arasındaki ticari bağları güçlendirmeyi amaçlayan bu girişim, iş dünyası temsilcilerini bir araya getirdi. Proje, Kayseri Ticaret Odası, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret Odası ve Çekya’dan Çek Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle, Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu Programı kapsamında hayata geçirildi.
Kayseri’nin Küresel Ticaretteki Rolü ve Hedefleri
Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, açılış konuşmasında şehrin ekonomik potansiyeline dikkat çekti. Gülsoy, Kayseri’nin 5 üniversitesi, 3 organize sanayi bölgesi ve 1 serbest bölgesi ile güçlü bir üretim ekosistemine sahip olduğunu belirtti. Şehrin mevcut gücüne güç katacak projeler arasında Tarıma Dayalı İhtisas Sera OSB, proje aşamasındaki Uzay, Havacılık ve Savunma İhtisas OSB ile Geri Dönüşüm İhtisas OSB ve altyapı çalışmaları hızla devam eden Erciyes OSB’nin bulunduğunu ifade etti. Kayseri’nin yaklaşık 6 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle Türkiye ekonomisine ciddi katkılar sağladığını ve dünyanın 190 ülkesine ihracat yaptığını, ihracatının yüzde 55’ini doğrudan Avrupa ülkelerine gerçekleştirdiğini vurguladı.
Gülsoy, Türkiye’nin Belçika ile ticaret hacminin yaklaşık 8 milyar Euro, Çekya ile ise yaklaşık 6 milyar Euro seviyesinde olduğunu kaydetti. AB-Türkiye arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 190 milyar Euro‘ya ulaştığını, ancak vize süreçlerindeki gecikmeler ve güncellenmeyen Gümrük Birliği gibi yapısal sorunların ticareti olumsuz etkilediğini dile getirdi. Kayseri ölçeğinde ise Belçika ile yaklaşık 90 milyon Euro, Çekya ile yaklaşık 50 milyon Euro seviyesinde bir ticaret hacmi bulunduğunu, bu rakamların büyük bir potansiyelin gerisinde kaldığını söyledi. Kayseri’nin üretim gücünün, Belçika’nın lojistik ve dağıtım kabiliyetiyle, Çekya’nın sanayi ve teknoloji altyapısıyla birleştiğinde çok daha büyük bir ekonomik değer ortaya çıkacağını sözlerine ekledi.
Avrupa’dan Stratejik Ortaklık Vurgusu
Çekya Ankara Büyükelçisi Petr Stepanek, Türkiye’nin Çek Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği için stratejik bir müttefik, önemli bir ekonomik aktör ve Orta Doğu bölgesinde bir istikrar unsuru olduğunu ifade etti. AB’nin Türkiye’nin kalkınmasını desteklediğini ve 2021-2027 Çok Yıllı Mali Çerçeve kapsamında IPA III katılım öncesi yardım araçları ile Horizon Europe ve Erasmus+ programlarını yoğun şekilde kullandığını belirtti. Stepanek, Şubat 2026’da Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye ile 200 milyon Euro tutarında finansal iş birliğini yeniden başlatmasının önemli bir gelişme olduğunu vurguladı.
Çek Cumhuriyeti ile Türkiye arasındaki ikili ilişkilerin tarihinin en başarılı dönemlerinden birini yaşadığını belirten Büyükelçi, 2025 yılında karşılıklı ticaret hacminin 7,5 milyar Euro‘yu aştığını, Çekya’nın Türkiye’ye ihracatının ise yüzde 9’dan fazla artarak 4,3 milyar Euro ile rekor seviyeye ulaştığını açıkladı. Savunma ve güvenlik, enerji, otomotiv, ulaştırma, makine mühendisliği, madencilik, taş ocakçılığı teknolojileri, tarım ve gıda sektörlerinden Çek şirketlerinin Türkiye pazarında aktif olduğunu, bilgi ve iletişim teknolojileri ile sağlık gibi sektörlerin de sürece dahil olduğunu dile getirdi. Gümrük Birliği’nin hizmetler, kamu alımları ve işlenmemiş tarım ürünlerini de kapsayacak şekilde modernize edilmesini desteklediklerini ifade etti ve 2026 yılında şirketlerin küresel pazardaki rekabet gücünü artıracak unsurun süreçlerin dijitalleşmesi olduğunu sözlerine ekledi.
Belçika ile Artan Ekonomik Bağlar
Belçika Ankara Büyükelçisi Hendrik Van De Velde, Türkiye ekonomisinin çeşitliliği, dayanıklılığı ve gelişmiş yapısının Avrupa Birliği ile ne kadar uyumlu ve entegre olduğunu gösterdiğini aktardı. Kayseri’de 350’den fazla Belçika vatandaşının yaşadığını ve çalıştığını belirterek, bu bireysel bağların ekonomik ilişkiler için güçlü bir zemin oluşturduğunu vurguladı. Türkiye’nin Belçika’nın Avrupa Birliği dışındaki dördüncü en büyük ihracat pazarı olduğunu ve ikili ticaretin (mal ve hizmet) yıllık 13,17 milyar Euro seviyesinde olduğunu söyledi. Başlıca sektörler arasında kimya ve ilaç, makine ve ekipman, plastik, ulaşım ekipmanları, lojistik, enerji ve dijital hizmetler yer aldığını belirtti.
Büyükelçi Van De Velde, Belçikalı şirketlerin Türkiye’deki yabancı yatırımların yüzde 5,2’si ile 8. büyük yatırımcı konumunda olduğunu ve kimya, ilaç, inşaat, lojistik, sigorta ve enerji sektörlerinde önemli faaliyetler yürüttüğünü açıkladı. Aynı zamanda Türk yatırımlarının da Belçika’da özellikle gıda, tekstil, perakende ve sanayi üretimi alanlarında arttığına dikkat çekti. Kayseri’nin mobilya, elektrikli ev aletleri, makine, metal ve plastik gibi öncü sektörlerin yanı sıra savunma, havacılık ve teknoloji alanlarında da öne çıktığını vurgulayan Van De Velde, Belçika’nın yüksek katma değerli üretim, dijital çözümler, lojistik ve Endüstri 4.0 alanlarındaki bilgi birikimi ile Kayseri’nin üretim gücünün büyük ölçüde örtüştüğünü dile getirdi. Büyükelçilik olarak Gaziantep, Mersin, İzmir, İstanbul, Ankara, Antalya, Bodrum ve Eskişehir’de ekonomik ziyaretler gerçekleştirdiklerini ve şimdi de Kayseri’de bulunduklarını ifade etti.
Dijitalleşme ve Küresel Dönüşümün Önemi
AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da projenin önemine değinerek, Türkiye’nin son yıllarda küresel krizlere rağmen istikrarlı ekonomik büyümesini, kişi başı milli gelirini, ihracatını ve savunma sanayindeki zenginleşmesini artırarak yoluna devam ettiğini belirtti. Cıngı, artık çok yoğun bir uluslararasılaşma ve dijitalleşme sürecine girildiğini vurguladı. Dünyada en yoğun konuşulan kavramların dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yeşil enerji, suçla mücadele ve iklim krizi olduğunu, bu kavramların Kayseri’de neyse Fransa’da, İtalya’da veya Estonya’da da aynı şekilde konuşulduğunu söyledi. İçinde bulunulan bu projenin de aslında dünyanın karşı karşıya kalmış olduğu tehdit ve fırsatlara bir yanıt niteliğinde olduğunu belirterek, dijitalleşmenin artık kaçınılmaz bir gerçeklik olduğunu ifade etti.
Geleceğe Yönelik İş Birliği ve Büyüme Vizyonu
DigiConnect Projesi, kurumsal iş birliklerini güçlendirmeyi, üyeler arasında kalıcı ticari bağlar kurmayı ve sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmayı hedeflemektedir. Açılış konuşmalarının ardından proje koordinatörü tarafından katılımcılara proje hakkında detaylı bilgiler verildi. Bu iş birliği modeli, Kayseri’nin üretim gücünü, Belçika’nın lojistik ve dağıtım kabiliyetini ve Çekya’nın sanayi ve teknoloji altyapısını bir araya getirerek, ortak üretim ve teknoloji transferi imkanları yaratmayı ve yeni pazarlara birlikte açılma fırsatları sunmayı amaçlamaktadır. Projenin, Türkiye ve Avrupa arasındaki ekonomik bağları güçlendirmede önemli bir adım olduğu ve gelecekteki iş birliklerine zemin hazırladığı açıktır.
Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.